Hakkında Tabloid
Errol Morris'in yönettiği 2010 yapımı 'Tabloid', gerçek bir skandalın büyüleyici ve tuhaf dünyasına ışık tutan bir belgeseldir. Film, 1977'de İngiltere'de yaşanan ve medyayı uzun süre meşgul eden olayı merkezine alır: Eski güzellik kraliçesi ve Miss Wyoming birincisi Joyce McKinney'in, âşık olduğu genç bir Mormon misyonerini kaçırmak ve hapsetmekle suçlanması. Morris, bu sıra dışı hikâyeyi, başta McKinney'in kendisi olmak üzere olayın taraflarıyla yapılan röportajlar, arşiv görüntüleri ve dönemin sansasyonel gazete manşetleri aracılığıyla anlatır.
Belgesel, olayın gerçekte nasıl yaşandığından ziyade, medyanın onu nasıl çarpıttığı ve 'hakikat sonrası' bir hikâyeye dönüştürdüğü üzerine derinlemesine düşündürür. Joyce McKinney'in karizmatik, tutkulu ve kendi gerçekliğine sıkı sıkıya bağlı anlatımı, izleyiciyi bir yandan şaşırtırken bir yandan da onun perspektifini anlamaya iter. Errol Morris'in imza stili olan 'Interrotron' tekniğiyle çekilen samimi ve doğrudan bakışlar, konunun tuhaf komediden trajik bir portreye evrilmesini sağlar.
'Tabloid', sadece bir suç hikâyesi değil, aynı zamanda şöhret, takıntı, medya etiği ve hakikatin göreceli doğası üzerine keskin bir incelemedir. 87 dakikalık süresi boyunca sürükleyiciliğini hiç kaybetmez ve izleyiciyi 'Gerçek ne?' sorusunu sormaya iter. Gerçek olaylara meraklı, sıra dışı karakterleri seven ve belgesel sinemanın gücünü takdir eden herkes için mutlaka izlenmesi gereken, akılda kalıcı ve düşündürücü bir film deneyimi sunar.
Belgesel, olayın gerçekte nasıl yaşandığından ziyade, medyanın onu nasıl çarpıttığı ve 'hakikat sonrası' bir hikâyeye dönüştürdüğü üzerine derinlemesine düşündürür. Joyce McKinney'in karizmatik, tutkulu ve kendi gerçekliğine sıkı sıkıya bağlı anlatımı, izleyiciyi bir yandan şaşırtırken bir yandan da onun perspektifini anlamaya iter. Errol Morris'in imza stili olan 'Interrotron' tekniğiyle çekilen samimi ve doğrudan bakışlar, konunun tuhaf komediden trajik bir portreye evrilmesini sağlar.
'Tabloid', sadece bir suç hikâyesi değil, aynı zamanda şöhret, takıntı, medya etiği ve hakikatin göreceli doğası üzerine keskin bir incelemedir. 87 dakikalık süresi boyunca sürükleyiciliğini hiç kaybetmez ve izleyiciyi 'Gerçek ne?' sorusunu sormaya iter. Gerçek olaylara meraklı, sıra dışı karakterleri seven ve belgesel sinemanın gücünü takdir eden herkes için mutlaka izlenmesi gereken, akılda kalıcı ve düşündürücü bir film deneyimi sunar.


















